57 yıllık tecrübeden koyunculuğa başlayacaklara önemli öneriler
Balıkesir’in Manyas ilçesinde 57 yıldır safkan Karacabey merinosu yetiştiren deneyimli besici Emre Sömer, küçükbaş hayvancılık sektörüne adım atmak isteyen girişimcilere altın değerinde tavsiyelerde bulundu. Dededen kalma çiftlikte yüksek kaliteli damızlık koç ve koyun üreterek Türkiye’nin dört bir yanına gönderen Sömer, başarılı bir koyunculuk işletmesi kurmanın temel kurallarını paylaştı.
"İkinci el koyunla olmaz, sıfır damızlıkla başlayın"
Koyunculuk yapmak isteyenlerin öncelikle çok iyi bir araştırma yapması gerektiğini belirten Emre Sömer, en kritik hatanın yanlış hayvan seçimiyle yapıldığını vurguladı.
Sektörde başarılı olmanın ilk şartının genç ve kaliteli hayvanla başlamak olduğunu ifade eden Sömer, "Herkes bu işe girmek istiyor, heveslisi çok ve evet para kazandırıyor ama zorlukları da var. Yeni başlayacaklara tavsiyem, kesinlikle sıfır damızlıkla başlamalarıdır. Bu iş ikinci el koyunla olmaz. Sıfır damızlık kuzu, adeta sıfır araba gibidir. İşletmeye 5 aylık damızlık kuzularla başlarlarsa başarıyı yakalarlar. Koyunculukta altın bir kural vardır: Bir sene sen ona bakarsın, dokuz sene o sana bakar. Aldıkları o kuzular verime döndüğü andan itibaren de para kazanmaya başlarlar" dedi.
En ideal başlangıç 50 küçükbaş
Sektöre çok küçük adım Edwards etmek yerine sürdürülebilir bir kapasiteyle girilmesi gerektiğini dile getiren Sömer, piyasada 10 artı 1 ya da 20 artı 2 gibi küçük ölçeklerle başlayanlar olduğunu ancak bir işletmenin verimli dönebilmesi için en ideal başlangıç noktasının 50 küçükbaş hayvan olduğunu belirtti.
"Kapalı hayvancılık başarı getirmez, mera şart"
Küçükbaş hayvancılıkta maliyetleri düşürmenin ve hayvan sağlığını korumanın yolunun meradan geçtiğini ifade eden Emre Sömer, kapalı alan besiciliğine karşı uyarılarda bulundu.
Hayvanların doğası gereği gezip dışarıda beslenmesi gerektiğini aktaran Sömer, "Bizim meralarımız yaz kış gayet iyi durumda ve çobanlarımız sürüleri belirli saatlerde dışarı çıkarıp akşam geri getiriyor. Bizde meradan yararlanma oranı yüzde 80 seviyesinde. Meramız güçlü olduğu için başarılıyız. Hayvanı tamamen içeride tutup sürekli yeme de para harcayabilirsiniz ancak kapalı bakılan hayvan doğası gereği başarılı olmaz; mera her zaman iyidir" diye konuştu.
Aşıları ihmal etmeyin ve her kuzunun değerini bilin
Koyunculuğun sürekli emek, yaşam ve döngü içeren bir iş olduğunu; doğumlar, bakımlar ve besleme süreçlerinde çok dikkatli olunması gerektiğini hatırlatan Sömer, sürü sağlığı için mecburi ve gerekli tüm aşıların zamanında, eksiksiz yapılması gerektiğinin altını çizdi. Kendi işletmelerinde tüm aşılamaları düzenli olarak kendilerinin uyguladığını belirten tecrübeli besici, doğru bakım ve safkan ırk koruması sayesinde çiftliklerinde yüzde 80 ikizlik oranını yakaladıklarını, bu yüzden sürüdeki tek bir kuzunun değerinin bile işletme geleceği için çok büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)
Yorum yapmak için Google hesabınızla giriş yapın
Kimliğinizi doğrulamak ve yorumunuzu güvenli şekilde iletmek için Google ile giriş yapmanız gerekmektedir.
Google ile Giriş Yap